Sınav Kaygısı ve Stres Yönetimi

Sınav kaygısı öncesinde öğrenilmiş, üzerine çalışılmış bilginin sınav esnasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan, başarının olumsuz etkilenmesine neden olan, hem sınav öncesi hem sınav sonrasında stres yaratan yoğun kaygı durumu olarak adlandırılır.

Öğrencilerin akademik başarısını belirleyen sınav sisteminde: derslerin çokluğu, bilgilerin birikip ağırlaşması, aile ve öğretmenlerin beklenenin en iyisini istemesi vb durumların karşısında öğrencilerin kaygı ve stres yaşaması çok olağandır. Zaman zaman bu sorumluluktan dolayı karamsarlık-mutsuzluk yaşayan öğrencilerin olumsuz duygulardan arınması, belli hedefler belirlemesi, daha disipline ve kontrollü olarak çalışmayı devam ettirmesi kaygı ve stres yönetiminin sağlanması ile gerçekleşmektedir.

Kaygının uyaran etkisi vardır ve bu yüzden kaygının çokluğu da yokluğu da öğrencinin başarısının olumsuz etkilemektedir. Kaygıyı tamamen yok etmek kaygının uyaran etkisini ortadan kaldırdığı gibi, çalışma, hedef belirleme disiplininin işlevselliğini bozmaktadır. Kaygı ve stres yönetiminin amacı: Kaygının öğrenci üzerinde hâkimiyet kurmasını engellemek; öğrencinin kaygı üzerinde hâkimiyet kurmasını sağlamaktır.

Kaygı istenilen düzeyde tutulursa; öğrencinin akademik başarısına olumlu işlevsellik, belirlenen hedefe istek duyma-karar alma- verimli olma, istenilen başarı için doğru enerji üretme ve bu enerji sayesinde başarıyı arttırma ve performansı yükseltme fırsatı sunmaktadır.

Sınav kaygısı en sık kötü çalışma alışanlıkları yani verimli ve etkin çalışamama durumunda, az çalışmaya eşlik eden yüksek beklenti durumunda, mükemmeliyetçi yaklaşımda, görev ve sorumlulukları erteleme durumunda ve olumsuz işlevsel duyguları yaşama (yani umutsuz olma, hataları görmeme ve sonuçlardan ders çıkaramama)   durumunda karşımıza çıkmaktadır. Bunların dışında sınav ve hazırlığı hakkında konuşmayı reddetme, soru sorulmasından rahatsız olma, dikkat dağınıklığı yaşama, odaklanamama, vücudun verdiği bazı fizyolojik tepkiler ( mide bulantısı, ağız kuruluğu, karın ağrıları, bedensel yakınmalar, titreme vb) akademik başarıyı olumsuz etkilemektedir. Sınav kaygısının yarattığı huzursuzluk, endişe, sıkıntı, başarısızlık korkusu, çalışmaya isteksizlik, adaptasyon da sorunlar yaşama, özgüvende azalma, kendini yetersiz ve değersiz görme vb psikolojik etkilerin varlığından da söz edilebilinir.

Sınav kaygısı ve stres faktörü kontrol altına alınamadığı takdirde öğrenciyi farkında olmadan ve istemsizce ‘davranışlarını ve zihinsel süreçlerini hatta duygularını denetleyemez’ hale getirebilir. Öğrencinin gerçek performansını en üst seviyelere taşıyacak yöntemler, eğitim alanında gerçek bir başarı sağlamaktadır. Merkezimiz öğrencinin çalışma alışkanlıklarını ve sınava ilişkin tutumlarını gözden geçirmesini sağlayarak; olumlu işlevsel yani yeni bir zihinsel yapılanma yaratma yönünde bireyselleştirilmiş terapi yöntemleri ile kaliteli hizmeti sunmaktadır.